KURUMSAL
SON DUYURULAR
2025 YILI OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL BİLDİRİSİ
13 Temmuz 2025
İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Yeni Başkanınımız Sn.Ali Hamza Pehlivan'ı Karşıladık.
02 Haziran 2025
GAZİANTEP KAMPI – 19-20-21 HAZİRAN 2025
02 Haziran 2025
AFETLERE DİRENÇLİ GENÇLİK PROJESİ
01 Şubat 2025
“GENÇLER İÇİN ARAMA KURTARMA AKADEMİSİ” başlıyor.
28 Eylül 2024Afet ve acil durum operasyonlarında başarısızlık, çoğu zaman tek bir büyük hatanın sonucu değildir. Sahada yaşanan olumsuzluklar; küçük, birbirini besleyen ve zaman içinde büyüyen hataların bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bu hatalar çoğunlukla teknik eksikliklerden değil; planlama, koordinasyon ve karar alma süreçlerindeki zafiyetlerden kaynaklanır.
GEAK olarak sahada edindiğimiz deneyimler bize açık bir gerçeği göstermiştir: Bir operasyonu güçlü kılan unsur ekipman ya da sayı değil, doğru sistem ve disiplinli yönetimdir.
En sık karşılaşılan sorunların başında plansız sahaya çıkmak gelir. Afet ortamının yarattığı aciliyet hissi, zaman zaman hazırlık sürecinin göz ardı edilmesine neden olur. Oysa operasyonel plan; sahada hareket serbestliği değil, güvenli hareket alanı sağlar. Öncelikleri belirlenmemiş, görev tanımı yapılmamış ve kaynak dağılımı netleştirilmemiş bir operasyon, daha ilk aşamada etkinliğini kaybeder.
Bir diğer kritik hata, rol ve yetki belirsizliğidir. Sahada kimin hangi sorumluluğu üstlendiği net değilse, karar alma süreçleri yavaşlar ve koordinasyon bozulur. Etkili operasyonlar, kişilere bağlı değil; net tanımlanmış rollere dayalıdır. Liderliğin açık olduğu, sorumluluk zincirinin net biçimde kurulduğu yapılar sahada güven üretir.
İletişim eksiklikleri de operasyonel başarısızlıkların temel nedenleri arasında yer alır. Bilginin eksik, geç ya da yanlış aktarılması; doğru kararların yanlış zamanda alınmasına yol açar. Afet sahasında iletişim yalnızca konuşmak değil, doğru bilginin doğru kişiye zamanında ulaştırılmasıdır. Bu zincirin herhangi bir halkasında yaşanan kopukluk, operasyonel riski doğrudan artırır.
Duygusal reflekslerle hareket etmek de sık karşılaşılan bir diğer hatadır. Afet ortamı insani duyguların yoğun yaşandığı bir alandır; ancak profesyonel müdahale, duyguların kontrol altına alınmasını gerektirir. Kontrolsüz ve plansız müdahaleler; ekip güvenliğini tehlikeye atar, kaynakların yanlış kullanılmasına neden olur ve müdahale sürecini uzatır. Profesyonellik, duygusuzluk değil; duyguyu doğru karar mekanizmasına dönüştürebilmektir.
Tatbikat eksikliği ya da yanlış kurgulanmış tatbikatlar da operasyonel hazırlığı zayıflatan unsurlar arasındadır. Gerçekçi olmayan, hataya izin vermeyen ve ekipleri zorlamayan tatbikatlar; sahada yanıltıcı bir özgüven oluşturur. Oysa tatbikatların amacı başarı göstermek değil, eksikleri görünür kılmaktır. Sahada yapılan her doğru müdahalenin arkasında, tatbikatta fark edilmiş bir hata bulunur.
Sonuç olarak, başarılı operasyonlar tesadüfen gerçekleşmez. Disiplinli planlama, net liderlik, güçlü iletişim ve sürekli öğrenme kültürü; operasyonel başarının temelini oluşturur. GEAK için operasyonel hazırlık, anlık bir performans değil; sistematik bir sürecin sonucudur.